ilginc Olaylar
Cin cagirmanin sonucu
Bir kız sevgilisinin çok korkak olduğunu düşünür ve bunu ona söyler. Erkek te kıza korkak olmadığını ispatlamak için çeşitli yollar düşünmeye başlar. En sonunda aklına muhteşem bir fikir gelir! Kızı eve çağıracak ve beraber cin çağırmayı teklif edecektir... Her yer karanlık olacak falan filan... Bu ey ruh geldiysen 3 kere vur felan dediğinde de içeriden cin kılığına giren arkadaşı fırlayacak, erkek kızı arkasına alacak, ruha meydan okuyacak falan filan yani ruhu kovmayı başaracak ve korkak bir anda kahraman olacaktır... Plan uygulamaya koyulur. Herşey tıkır tıkır işlemektedir, aynı planlandığı gibi. Erkeğin en yakın arkadaşı içeride ayna karşısında yüzünü pudraya bulamaya başlamıştır. Kız ve oğlan içeri geçerler, tablo, fincan, vs. herşey yerli yerinde durmaktadır. Kız koltuğa oturur, oğlan da bir sandalye çeker... Oğlan tuvalet bahanesiyle sürekli içeri gidip arkadaşını kontrol eder... En son içerideki arkadaşı tamam, hazırım der ve oğlan başlar: “Ey ruuuuh geldiysen bir işaret veeeer!” Ve o anda içeriden acı bir çığlık duyulur! Kız ve oğlan odaya girdiklerinde dehşet içinde donakalırlar! Odadaki aynanın karşısında ağzı yüzü yamulmuş arkadaşları vardır! Ruh işaretini vermişti
Hak
Acelesi oldugunu onu görür görmez anlamistim. Saganak halinde yagan yagmura aldiris etmiyor, ezilmis haline ragmen saga sola kosuyordu. yanina sokularak: "Hayrola teyzecigim" dedim "Bir derdiniz mi var?...Sicak bir tebessümle, "Buralarin yabancisiyim evladim. Hastane tarafina gidecek bir araba ariyorum" dedi... "Biraz beklersen ayni dolmusa binebiliriz" dedim. " oraya gldigimizde size haber veririm".. Tesekkür ederek yanima yaklasti ve kücük bir cocuk gibi semsiyenin altina girdi. Nur yüzlü yagmur damlaciklariyla islanmis ve yanaklari pembe pembe olmustu. - "Torunlarimdan biri menenjit gecirdi" diye devam etti "ziyaret saati bitmeden ugramak istemistim".. - "20 dakikaniz var" dedim. "Hastane yakin ama bu havada araba pek bulunmuyor..." Duraga herkesden önce geldigimiz icin dolmusa rahatca binecegimizi saniyordum. Ancak araba yanastiginda arkamizda duran 4-5 kisinin bir anda hücum ettigini gördüm. Iceriye dolusan ve arkadas olduklari her hallerinden belli olan adamlara; -"Önce biz gelmistik. Sirayi bozmaya hakkiniz var mi?" dedim. Ön koltuktan oturani; -"hak istiyorsan, Hakkari`ye gideceksin arkadasim" dedi. "Hem oradaki haklardan K.D.V de alinmiyormus"... Bu laf üzerine attiklari kahkahadan bindikleri araba sallanmis sinirlerim allak bullak olmustu. Sakinlaemeye calisarak: -"Ben biraz daha bekleyebilirim"dedim. "Ama su ihtiyar teyzenin hastaneye yetismesi gerekiyor"... Bu defa söför lafa karisarak; -" Teyzenin arabaya yok be kardesim" dedi. "okuyup üfledimi hastanaye ucuverir"... Tekrar kopan kahkahalarla birlikte araba uzaklasip gitti. Yasli teyzeye baktim tevekkülle susuyordu. 5-10 dakika sonra gelen bir baska dolmusa onunla beraber bindim ve söföre teyzeyi hastanede indirmesini söyledim. Yasli kadin, yapacagi ziyaretten ümitsiz görünmesine ragmen sikayet etmiyordu. Üstelik trafik de yari yolda tikanip kalmisti. söför: -"Yolun bu durumu hayra alamet degil. Sebebini anlasam iyi olacak"... Arabayi calisir vaziyette birakip ileri dogru yürüdü ve sonra döndügünde; "Kismete bak yahu" dedi. " Bizden önce kalakan dolmusa kamyon carpmis"... Heyecanla: -"Bir sey olmus mu?... yani yarali falan var mi? diye sordum. "Dolmusta bulunanlari, teyzenin gidecegi hastaneye kaldirmislar"... Göz ucuyla yasli kadina baktim. solgun solgun dudaklariyla bir seyler mirildaniyor ve sanki onlar icin dua ediyordu. Söför koltuga Yavasca otururken: -" Kismet iste" diye tekrarlayip duruyordu. " sen kalk koca bir kamyon la carpis. Hemde Türkiye`nin öbür ucundan HAKKARI plakali bir kamyonla..." Bu olay gercekten yasanmistir...
Sinirlenince Bu Yaziyi Okuyunuz ! Ibretlik Bir Yazi
Adam yeni kamyonuna bakmak için evinden çıktığında, üç yaşındaki oğlunun gayet mutlu bir biçimde elindeki çekiçle kamyonunun kaportasını mahvettiğini görmüş. Hemen oğlunun yanına koşmuş ve çocuğun eline çekiçle vurmaya başlamış. Biraz sakinleşince oğlunu hemen hastaneye gotürmüs. Doktor, çocuğun kırılan kemiklerini kurtarmaya çalıştıysa da elinden bir şey gelmemiş ve çocuğun iki elinin parmaklarını kesmek zorunda kalmış. Çocuk ameliyattan çıkıp gözlerini açtığında, bandajlı ellerini fark etmiş ve gayet masum bir ifadeyle, “Babacığım, kamyonuna zarar verdiğim için çok üzgünüm.” demiş ve sonra babasına şu soruyu sormuş: “Parmaklarım ne zaman yeniden çıkacak?” Babası eve dönmüş ve hayatına son vermiş... Birisi masaya süt döktüğünde ya da bir bebeğin ağladığını işittiğinizde bu öyküyü hatırlayın. Çok sevdiğiniz birine karşı sabrınızı yitirdiğinizi anladığınızda, önce biraz düşünün. Kamyonlar onarılabilir, ama kırılan kemikler ve incinen duygular hiçbir zaman onarılamaz; genellikle kişiyle performansı arasındaki farkı göremeyiz. İnsan hata yapar. Hepimiz hata yaparız. Fakat öfkeyle ve düşünmeden yapılan şeyler, insanı sonsuza kadar rahatsız eder. Harekete geçmeden önce durun ve düşünün. Sabırlı olun. Anlayış gösterin ve sevin... Cok dogru degil mi?